Av. Gülseren Yaman Hanımefendi İle Söyleşi
03.03.2013        

GÖNÜL ELÇİLERİ PROJESİ KIRKLARELİ PROJE KOORDİNATÖRÜ

SAYIN GÜLSEREN YAMAN HANIMEFENDİ İLE SÖYLEŞİ

 

Bilindiği gibi başta “koruyucu aile” uygulaması olmak üzere sosyal amaçlı projelerde gönüllü sayısını ve katılımı artırmak amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, Sayın Başbakanımızın Eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ve himayesinde “Gönül Elçileri Projesi” uygulamaya konmuştu.

"Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri Projesi", toplumda "gönüllülük" kavramına yönelik farkında lığı geliştirmek, gönüllü çalışmanın yaygınlaşmasını sağlamak, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak insan kaynağı ihtiyacını güçlendirmek amacıyla uygulamaya konuldu.

Sayın Emine Erdoğan, Ankara’da vali eşleri ile toplantı yaparak, vali eşlerinden gönül elçileri projesi ile ilgili çalışmalara öncelik etmelerini ve gönüllülük esasına dayalı çalışmaları bizzat koordine etmelerini istedi. Ankara’da yapılan bu toplantı ile gönül elçileri projesine start verildi. Bundan sonra iller arasında tatlı bir rekabet başladı. Gönüllü sayısını artırmak amacıyla ülke genelinde hummalı bir çalışma başladı. Zira bir ildeki gönüllü sayısı, o ilin sosyal ihtiyaç ve sorunlar konusundaki duyarlılığının da bir göstergesi idi.

Kırklareli’nde il merkezi ve ilçelerde Vali Mustafa Yaman ve eşi Av. Gülseren Yaman’ın himayelerinde toplantılar yapılarak proje halka anlatıldı ve gönüllü sayısını artırmak üzere yoğun bir çalışma başlatıldı. Gülseren Yaman Hanım, bir aktivist gibi çalışmaların başında yer aldı ve proje çalışmalarıyla yakından ilgilendi. Etrafında oluşturduğu gönüllü çalışma ekibi ile birlikte her gün planlı şekilde çalıştı. Bire bir iletişim kurma yoluyla ildeki gönül elçisi sayısı hızla artırıldı. Kırklareli, gönül elçileri sayısı bakımından Türkiye genelinde ilk sıralara yükseldi. Yetkililer hedefin ilk üç içerisinde yer almak olduğunu söylüyorlar.

Mihenk Dergisi olarak, Kırklareli Valisi Sayın Mustafa Yaman’ın eşi Av. Gülseren Yaman Hanımefendi ile gönül elçileri projesi ve proje kapsamında Kırklareli’nde yürütülen çalışmaları konuştuk.

Mihenk: Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıtır mısınız, Kimdir Av. Gülseren Yaman?

Gülseren Yaman: 1961 yılında Tutak’da doğdum. İlk ve Ortaöğretimimi Eskişehir’de tamamladım. Eskişehir Maarif Koleji’ni bitirdikten sonra 1984 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. Eskişehir’de avukatlık stajını yaptım. 1985 yılında üniversiteden arkadaşım olan eşimle evlendim. Ancak eşimin kaymakam olması ve çok sık yer değiştirmesi nedeni ile bir süre çalışamadım ama yaşadığımız ilçelerde eğitim, sağlık, istihdam gibi alanlarda toplumsal birlikteliğe ön ayak olacak faaliyetlerde bulundum. Eşimin Ankara’da göreve başlamasıyla ben de çalışmaya başladım. Şu anda bir kamu kurumunda çalışmaktayım.

Mihenk: Gönül Elçileri Projesinin amaç ve kapsamı nedir, kimdir gönül elçisi?

G. Yaman: Merhametli olmak, karşılık beklemeden insanların yanında olmak, gönüllü olmak, hayırlı bir amaca ulaşmak için bir etkinliğe, bir faaliyete destek olmak aziz milletimizin çok önemli hasletlerindendir. Gönül Elçileri Projesinin amacı, kişilerin bir karşılık beklemeden imkanlarını, tecrübelerini ve sevgilerini başka insanlarla, gruplarla, kadınlarla, çocuklarla, yaşlılarla, engellilerle, gazi ve şehit aileleriyle paylaşmak ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “Gönül Elçileri Projesi” ne katkı sağlamaktır.

Gönül Elçisi, özgür iradeyle ve dayanışma ruhu içinde, herhangi bir maddi karşılık beklemeksizin sahip olduğu deneyim beceri ve kaynakları toplumun dezavantajlı gruplarından önceliği bulunan kadın, çocuk yaşlı, özürlü, gazi ve şehit aileleri ve diğer (Kent yoksulları, madde bağımlıları vb.) Nüfus gruplarının yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik olarak kullanan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın vermiş olduğu kurumsal hizmetlere ve çalışmalara katkı sağlayan kişidir.

Mihenk: Gönül elçisi olmak isteyen biri neler yapmalı, nasıl gönül elçisi olunur?

G. Yaman: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Gönül Elçileri Projesi için hizmet veren www.gonulelcileri.gov.tr  adresindeki Web sayfasında Gönül Elçisi olmak isteyenler için Başvuru Formu bulunmaktadır. Başvuru formu elektronik ortamda doldurularak başkaca her hangi bir işleme gerek kalmaksızın gönül elçisi olunabilir.

Mihenk: Gönül elçilerinden beklenenler nedir, başka bir ifade ile gönül elçileri neler yapacak?

G. Yaman: Gönül elçilerinden beklenen hizmetler; Koruyucu aile projesinin tanıtılması, Kamuoyuna doğru bilgi akışının sağlanması ve kamuoyu oluşturulması, Koruyucu aile olabilecek nitelikteki ailelerin belirlenmesi ve koruyucu aile olma konusunda özendirilmesi, Potansiyel koruyucu aile adaylarının Aile ve sosyal politikalar il müdürlüğüne müracaatlarının sağlanması gibi gönüllülük esasına dayalı çalışmaların yapılmasıdır.

Mihenk: Gönül elçisi olmanın maddi ve manevi bir külfeti veya hukuki bir sorumluluğu var mı? İnsanlar umulmadık sürprizlerle karşılaşma endişesi taşımadan, gönül rahatlığı ile gönül elçisi olabilirler mi?

G. Yaman: Gönül elçiliği bir sosyal sorumluluk projesidir. Maddi ve hukuki herhangi bir külfeti ve sorumluluğu yoktur. Burada sadece kişinin kendi iç dünyasında vicdani bir sorumluluk söz konusudur. Paylaşmayı, sevmeyi, empati kurmayı, örnek olabilmeyi, özendirebilmeyi, sabredebilmeyi bilen herkes gönül elçisi olabilir.

Mihenk: Gönül elçileri projesi çalışmaları Sayın Başbakanımızın Eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi öncülüğünde, illerde Vali eşlerinin koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje çalışmalarında kadınların ön planda olması, bir âlimin benzetimiyle “kadınların şefkat kahramanları” olmalarından mı kaynaklanıyor?

G. Yaman: Bizler büyük bir medeniyetin çocuklarıyız. Bizim medeniyetimiz bir sevgi medeniyetidir. Bizler inanırız ki yüce yaratıcı sınırsız bir sevgiye sahiptir ve sevdiği için yaratmıştır kâinatı. Her insanın kalbine de bütün kâinatı kuşatabilecek büyüklükte muhteşem bir sevgi duygusu yerleştirmiş ve yaratandan ötürü yaratılanı sevmemizi istemiştir.

Bizim inanç ve kültürümüze göre; dünya mücadele dünyası değildir; dünya yardımlaşma dünyasıdır. Bizim medeniyetimiz bir vakıf medeniyetidir. Bizler yaralı göçmen kuşların tedavisi için bile vakıflar kurmuş bir milletin çocuklarıyız. Bizim medeniyetimiz, ekonomi pastasından en büyük payı alma gayesi güden ve bunun için her türlü rekabet ve mücadeleyi mubah gören ve “ben tok olduktan sonra başkası açlığından ölse bana ne” diyebilen bir anlayış yerine; “komşusu açken tok yaşamayı” iman zayıflığı sayan bir medeniyettir. Bizim medeniyetimiz, karşısındakine hoşgörü ve tahammül gösterebilme, insanları olduğu gibi kabul edebilme, kötü insan yoktur- bazı kötü alışkanlıklar vardır diyebilme medeniyetidir. İnsanları hızla yalnızlaştığı, egoların sınır tanımaz hale geldiği, kendinden başka kimseyi sevmeyen insanların sayısının çoğalmaya başladığı bir dünyada, bir araya gelip tanış olmaya, birbirimizi sevip saymaya, hoşgörü ve toleransı aramızda yaymaya, sosyal hayatımızda sevgi, şefkat, merhamet, saygı ve hürmet gibi erdemleri yaşatmaya ihtiyacımız var.

Bu tespitler kadın- erkek herkes için geçerlidir. Ama kadınların sosyal konularda daha duyarlı oldukları, yaratılış gereği erkeklere oranla daha şefkatli ve merhametli oldukları da bir gerçektir. Şefkat ve merhamet duygularıyla hareket edilecek, gönüllülük esasına dayalı bir projede, her biri bir şefkat kahramanı olan kadınların lokomotif görevini yüklenmesi çok yerinde bir tercih diye düşünüyorum.

Mihenk: Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Vali eşleri ile Ankara’da bir toplantı yaparak, hanımefendilerden projenin il koordinatörlüğünü üstlenmelerini ve çalışmalara öncülük etmelerini istedi. Toplumda siyasetçi, akademisyen, bürokrat, iş kadını vb. pek çok bayan olduğu halde, proje il koordinatörü olarak niçin vali eşleri tercih edildi, size göre bu tercihte mülki idare amirliği mesleğinin özellikleri mi etkili oldu?

G. Yaman: Bilindiği gibi Mülki İdare Amirleri (Vali ve Kaymakamlar) ülkemizin pek çok yerinde görev yapmakta, halkla iç içe olduklarından çalıştıkları il ve ilçelerin kültürünü, örfünü, adetini, doğasını, insanların sosyal ve psikolojik yapısını kendi içlerinde özümsemekteler. Biz idareci eşleri de eşlerimizin görev yaptığı yerlerde eşlerimizin bulunduğu konum nedeniyle o yöreyi her şeyiyle en iyi şekilde tanımış oluyoruz. Böylece de yaşadığımız il ve ilçelerde hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri ile o yörenin insanını sıkıntılarına, dertlerine, neşelerine, umutlarına, hedeflerine, isteklerine ortak oluyor, birlikte ağlıyor birlikte gülüyoruz.

Pek çok insanla, pek çok kültürle, sosyal gruplarla olan bu birlikteliğimiz sayesinde o kadar çok şey öğreniyoruz ki yani eşlerimizin konumları aslında bize insanla, hayatla ilgili okuduğumuz okullarda bile öğrenemediğimiz pek çok şey öğretiyor.

Başbakanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin önderliğinde başlatılan GÖNÜL ELÇİLERİ Projesi de aslında bizlerin edindiği bu birikimin değerlendirilmesiyle bizleri daha güzel, daha yeni şeyler yapmamıza vesile olacak bir proje.

Tabi ki başta kadın, sonra anne ve idareci eşi olmanın bize kattıklarının büyük avantajını da burada değerlendirme fırsatını buluyoruz. İnsanımızı ve ülkemizi çok sevdiğimiz için, hani olabilirse çorbada azıcıkta tuzumuzun olmasını istiyor, onun için gayret ediyoruz.

Eşimin görevi nedeniyle gittiğimiz il ve ilçelerde ailecek başta çocuklarımıza, öğrencilerimize yakın olmaya, onların yüzünü güldürmeye çalıştık. Öğrencilerimizi valilik makamında, konakta misafir ederek ya da okullarında ziyaret ederek “ valime mektup var” ve “ev ev- okul okul devlet ana” projeleriyle geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızla ilgileniyoruz.

Mihenk: Gönül elçileri projesi hakkında Kırklareli çok yüksek bir performans sergiledi. Gönül elçileri sayısı bakımından Türkiye genelinde ilk sıralara yükseldi. Proje kapsamında ne tür çalışmalar yaptınız, Kırklareli bu büyük başarıyı nasıl yakaladı?

G. Yaman: Kırklareli halkı, şefkatli, merhametli, sosyal sorumluluk sahibi bilinçli insanlardır. Bizim yaptığımız şey, projeyi iyi tanıtmak ve insanlara anlatmak oldu.

Projeyi tanıtmak amacıyla hem il merkezinde, hem de ilçelerde toplumun tüm kesimlerinin katılımları sağlanarak çok sayıda proje tanıtım toplantıları yaptık. Bulduğumuz her fırsatta ve her ortamda projeyi anlattık. İl genelinde projeyi duymayan- bilmeyen kalmasın yaklaşımıyla kapsamlı çalışmalar yürüttük. Afiş, pankart, bilbord reklamı, el ilanı, yerel basın, internet vs. tüm iletişim araçlarından faydalandık. Gönül elçisi bulacak gönüllüler grubu oluşturduk. İnternet ortamında başvuru formu doldurma imkanı olmayanlar için başvuru yapma hizmeti sunduk.

Tüm bu çalışmalar kısa sürede meyvesini verdi ve ilimizde güzel bir gönüllülük havası oluştu. Gönül elçilerimiz, yeni gönüllüler bulmak üzere hizmette yarışmaya başladılar. Biz projeyi halka malettik ki, bana göre il başarımızın sırrı burada.

Mihenk: gönül elçileri projesi dışında da yaptığınız çeşitli faaliyetlerle, Kırklareli’nde devlet- millet kaynaşmasına önemli katkılar sağladığınız söyleniyor. Bu anlamda, bir vali eşi ve bir gönüllü olarak ne tür faaliyetler yapıyorsunuz?

G. Yaman: İlimizin şehit ve gazi ailelerini evimize davet ediyor, evlerini ziyaret ediyor, yaptığımız değişik etkinliklerde bir arada oluyoruz. İlimizde ve ilçelerinde evde bakım gören hastalarımızla evlerinde sohbet ediyor, sıkıntılarını çözmek için elçilik görevi yapıyoruz. Tabi ki amaçlarımızdan birisi de başta yaşlılarımız olmak üzere kapısı çalınmadık kimsesiz hiç kimsenin kalmaması.

İlimizde yaşayan sanatçılarımızla, öğretmenlerimizle, sporcularımızla, doktorlarımızla, hemşirelerimizle, güvenlik güçlerimizin eşleriyle yani her meslek grubuyla bir araya gelip Kırklarelimizde yaşayan ve ilgilenilmesi gereken kadın, çocuk, öğrenci, hasta, yoksul, engelli gibi dezavantajlı gruplara nasıl yardımcı olabileceğimizi konuşuyoruz.

Hiç kimsesi olmayan yaşlılarımızı ziyaret ettiğimizde ki sevinçleri, ailesi olmadığı için hayatında hiç hediye almamış olan çocuklarımıza götürdüğümüz ufacık hediyeleri onlara verdiğimizde yaşadıkları mutluluk, bizleri unutmuyorsunuz diyen şehit ailelerimiz, o mahzun, gururlu ve huzurlu bakışları, evde bakım hastalarının sanki acılarını gideriyor gibi hissetmemiz, engellilerimiz, özürlülerimiz ve aileleriyle evlerinde, konakta yaptığımız sohbetler bize öylesine büyük bir enerji veriyor ki, boş geçirdiğimiz zamanlarda vicdanen rahatsız oluyoruz.

Mihenk: Okurlarımıza ve Kırklareli halkına son olarak vermek istediğiniz mesajınız nedir?

G. Yaman: Bütün bu faaliyetlerimizde bize destek olan başta eşim ve kızıma, eşimin mesai arkadaşları ve eşlerine, ziyaretleri birlikte yaptığımız çok sevgili arkadaşlarıma, özel kalem personelimize, dezavantajlı insanlarla bizi buluşturan GÖNÜL ELÇİLERİMİZE çok teşekkür ediyorum.

Mihenk: Söyleşi isteğimizi kabul ederek bize vakit ayırdığınız ve düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

G. Yaman: Gönül elçileri projesine ilgi gösterdiğiniz ve projeyi tanıtma fırsatı sunduğunuz için ben teşekkür ederim. Mihenk Dergisine yayın hayatında başarılar diler, tüm okurlarınıza sağlık ve esenlikler dilerim.

 

 


Bu Yazı 3525 Defa Okunmuştur.

Yazıya Ait Fotoğraflar

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar
  • şeyma 08.03.2013 11:36:14
    Gülseren Hanım gördüğümüz ve duyduğumuz kadarıyla gerçekten aktif ve çalışkan bir hanımefendi. Allah şevkini arttırsın başarılarının devamını dilerim.
  • Fatma 04.03.2013 20:55:30
    Sayın Gülseren Yaman hanım sempatik ve samimi tavırlarıyla çok gönül kazandı. Kırklarelinde gönüllü sayısının çok olmasında onun payı büyük. Kendisini saygı ile selamlıyorum
Kapak
Fotoğraf Galerisi
Videolar
Media
 
Ziyaret
Anlık Ziyaretçi : 32
Toplam Ziyaretçi : 862234